I.BOLUM

☆ KIYAMET GÜNÜNDE MAHŞER YERİNE ■Kıyamet gününde mahşer yerine▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma▪ Sağında Hatice solunda Havva▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma ■ Nurdan beratını almış eline▪ Seğirdiben gelir mahşer yerine▪ Müminler müjdeler birbirine▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma ■ Mahşer yerinde feryad ediyor▪ Ümmetlerin diye niyaz ediyor▪ Alıp cehennemden azad ediyor▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma▪ ■ Yedikleri arpa darı danesi▪ Habibullah imiş onun babası▪ Oldur Hasan Hüseyin'in anası▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma▪ ■ Yedi kat göklerden iner melekler▪ Arş altında kabul olur dilekler▪ Hûriler gılmanlar yolunu bekler▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma ■ Derviş Yunus'ta kıyamet olacak▪ Kişi ettiğini onda bulıcak▪ Zaif ümmetini şef'i olıcak▪ Yeşil berat ile gelir Fâtıma▪

SAYFA ● 3 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   ANNESİ HZ. HATİCE 
 
   Hz. Hatice Peygamber Efendimizin ilk hanımıdır. Hz. Muhammed’ in (s.a.v.), İbrahim’in dışındaki diğer çocuklarının annesidir. 
 
   Hz. Hatice annesi ve babası tarafından Kureyşli’dir. 
 
   “Babası, Huveylid b. Esed b. Abdül-Uzza b. Kusayy b. Kilab b. Merat b. Ka’b b. Luey b. Galib b. Fahr; annesi Fâtımâ bint Zaid b. Ussam b. Revaha b. Hacer b. Abd b. Muays b. Amir b. Muays b. Galib b. Fahr’dır. 
 
   Baba ve ana tarafı Gâlib bin Fahr’a ulaşmaktadır."'1' 
 
   Hz. Hatice Peygamberimiz (s.a.v.) ile evlenmeden önce Ebu Hale bin Zürare Temimi, ondan sonra da Uteyyik bin Abid El-Mahzumi ile evlenmiştir. 
 
   Hz. Hatice, Resulüllah (s.a.v.) ’ in peygamberliğine ve Allah’ ın birliğine ilk iman eden kişidir. Peygamberlikten önce onbeş, 

▪ 1 - Tevfik Ebu İlm, Hz. Fâtıma, s. 11 


SAYFA ● 4 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

peygamberlikten sonra da on yıl Resulüllah’a (s.a.v.) hanımlık yapmış ve tüm serveti ile Kendisini davasında desteklemiştir. 
 
   Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) O’nu, vefatından sonra dahi hayırla anmıştır. 
 
    Enes şöyle rivayet eder: “Hz. Peygambere bir hediye verildiği zaman şöyle derdi: Bu hediyeyi falan kadının evine götürün. O Hatice’nin arkadaşı idi. Hatice onu severdi.” '2' 
 
   Hz. Hatice soy olarak Kureyş’in en önde gelen ailelerinden birine mensuptur. Ailesi Kâbe’yi himâye etmeleri ile tanınırdı. 
 
   “Yemen padişahı Tübba, Hacer’ül-Esved’i Mescid’ül'Haram’dan Yemen’e götürmek istediğinde Hz. Hatice’nin babası Huveylid buna tek başına karşı koymuştur. O’nun mücadelesi ile Tübba kararından vazgeçti ve artık o taşı yerinden 
çıkarmadı.” '3' 
 
   Hz. Hatice’nin dedesi, Esed İbn-i Abdül-Uzza, “Hilf’ul-Fudul” ittifakının seçkin azalarından biri idi. 
 
    “Cahiliye döneminde Ficar harbinden sonra yüzlerce aile perişan olmuş; yağmacılıkla beraber güçlü olan güçsüzün malına el koymaya başlamıştı. 
 
   Çığ gibi büyüyen bu anarşi ortamına set çekmenin gereğini gören Haşim, Zühre ve Teym ailelerinin büyükleri, Abdullah b. Cud’an’ın evinde toplanarak aralarında bir misak yaptılar. 
 
   Buna göre mazlum ve zayıflara yardım edilerek, zâlimlerin her türlü zulmüne mâni olacaklardı. 
 
   Habibullah (sav.) 20 yaşında olmalarına rağmen, Mekke’nin 

▪ 2 - Sefinetü’l-Bihar, 2/570 3 Er-Ravz’ül-Unuf,c. 1, s. 213 


SAYFA ● 5 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

ileri gelenleri ile bu misaka katılmıştır.”4 Bu, O’nun peygamber olmadan önce dahi Arap toplumunda sahip olduğu değeri göstermektedir. 
 
   Resulüllah (s.a.v.), bu meclis hakkında şöyle buyurmuştu: “Abdullah b. Cud’an’ın evinde bir ittifaka tanık oldum ki, bu ittifak Benim için kızıl develerden daha sevimlidir. Bugün İslam döneminde dahi böyle bir ittifaka çağrılsam kabul ederim.”5 
 
   Hz. Hatice’nin amcasının oğlu Varaka ibn-i Nevfel puta tapmayı sevmeyen bir kişiydi. Kendisi hıristiyan ve yahudi kitaplarını araştırır, bu kitaplarda hoşuna giden ibadetleri hayatına geçirirdi. Varaka puta tapmayı, onların heykellerine ibadet etmeyi reddediyordu.6 
 
   “Varaka, Mescid’ül-Haram’da Peygamberle (s.a.v.) karşılaştı ve “Gördüğün ve duyduğun şeyi bana açıkla’ diye arz etti. Resulüllah da meleğin nâzil olma hadisesini ona beyan etti. Varaka da: “Allah’a and olsun ki Sen Allah’ın Peygamberisin, Musa’ya nâzil olan melek Sana da nâzil olmuştur. Bil ki, Seni tekzip edeceklerdir, Sana eziyet edecek, Seni vatandan sürecek ve Sana karşı savaşacaklardır. Ben o zamana kadar hayatta kalırsam Allah’ın dinine yardım ederim’ dedi. Daha sonra Resulüllah’ın başını öptü ve gitti.”7 
 
   Hz. Hatice’nin akrabaları Hz. İbrahim’in Hanif dini üzereydiler. Ve Arap Yarımadası’nda ortaya çıkacak hak dinin beklentisi içindeydiler. 
 
   Hz. Peygamberle evlenmeden evvel, Ebu Hale bin Zürare Temimi, ondan sonra da Uteyyik bin Abid El-Mahzumi ile evlenmiştir. 

▪4 Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmeten-lil Alemin, c. 1, s. 65./▪5 Siret-i İbn-i Hişam, 1/ 134, Daru’l-Marife basımı, Beyrut /▪6 Siret-u Eimmeti’l-İsna Aşer, 1/42/▪7 Siret-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 253 ve 254 


SAYFA ● 6 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   İlk kocasından olan Hind isimli erkek çocuğu da İslam ile şereflenmiştir. İmam Hasan, Resullülah’ın vasıf ve hususiyetlerini anlatan meşhur rivayeti O’ndan nakletmiştir. 
 
   Hind Bedir Savaşı’na katıldı ve en son olarak Cemel Savaşı’nda İmam Ali bin Ebi Tâlib’in ordusunda yer aldı. O savaşta şehadet mertebesine ulaştı. 


SAYFA ● 7 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   HZ. HATİCE’NİN HZ. MUHAMMED İLE EVLENMESİ 
 
    Amcasının oğlu Varaka’dan da, Arap kabilesinden yeni bir peygamberin zuhuru hakkında bilgi alan Hz. Hatice, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Ahirzaman Peygamberi olduğunu duymuştu. Kendisi de buna inanıyordu. 
 
   İkinci kocasının vefatından sonra gelen evlenme tekliflerini geri çeviren Hz. Hatice kırk yaşına kadar yalnız yaşadı. 
 
   Elinde büyük bir servet vardı. Hz. Hatice, o dönemde yaygın olan faize yönelmemiş, ticarete yönelerek zamanının en önemli tacirlerinden biri olmuştu. Son derece zeki bir kadındı. Ticaret sayesinde servetini daha da arttırmıştı. 
 
   Şam’a göndereceği büyük bir ticaret kervanının başına Hz. Muhammed (s.a.v.)’i seçti. Kölesi Meysere’yi de Hz. Peygamberi gözlemlemesi için vazifelendirdi. 
 
   Bazı rivayetlerde Hz. Peygamberin, Hz. Hatice’nin ticaret kervanının başına geçmesinin amcası Ebu Tâlib’in vasıtasıyla olduğu anlatılır: 


SAYFA ● 8 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   “Ebu Tâlib, bir gün yeğeninin mâli durumunun kötüleşmesinden ve geçim sıkıntısından bahsetti ve dedi ki: Akrabalarının ticaret kafilesi yakında Şam’a doğru yola çıkacak ve Huveylid’in kızı Hatice de kafilenin başına bazı kişileri tayin etmekte. Eğer Sen de bu işe talip olursan, büyük bir şevkle Seni tercih edecektir.’ 
 
   Bu konuşmadan sonra Ebu Tâlib, Hatice’nin yanına gidip ticaret işlerinde Hz. Muhammed’i görevlendirmesini istedi. Hz. Hatice bu teklifi sevinçle karşıladı ve, “Siz uzaktaki beğenmediğim birisini bile teklif etseydiniz memnuniyetle kabul ederdim. Kaldı ki siz yakın bir dostunuz ve değerli olan biri için bu teklifte bulunuyorsunuz’ diye cevap verdi.” '8' 
 
    Başka bir rivayete göre, Hz. Hatice Resulüllah’a ticaret kervanının başına geçmesini teklif etti ve O’na diğerlerine vereceği ücretin iki katını vereceğini söyledi. 
 
   Hz. Hatice’nin kölesi Meysere’nin de refakatiyle katıldığı bu seferden Hz. Peygamber büyük kârlarla döndü. 
 
   “Kudüs yakınlarındaki Busra denilen yere gönderilmişlerdi. Hz Muhammed’in burada Nestura denilen keşişle karşılaştığı tarihçiler tarafından anlatılır. Her an başının üstünde dolaşan bulut dikkatini çekmiş ve Kendisiyle tanışmak istemiştir. Evvelce tanımış olduğu Meysere’yi yanına çağırarak bazı sorular sordu, aldığı cevaplar karşısında irkilen keşiş, “O peygamberdir, hem de peygamberlerin sonuncusudur’ demekten kendini alamamıştır.” '9' 
 
   Hz.Hatice yolculuk sırasında Hz. Muhammed’in başından geçenleri ve özellikle keşişin O’nun hakkındaki tespitlerini kölesi Meysere’den dinlediğinde O’na olan saygısı ve sevgisi bir kat daha artımştı. 

▪ 8 - Tevfik Ebu İlm, age., s. 15 /▪ 9  - Rahmeten-lil âlemin, Prof. Dr. Haydar Baş, s.70 

SAYFA ● 9 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   EVLENME İSTEĞİ HZ. HATİCE’DEN GELMİŞTİR 
 
   Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile evlenmek istiyordu; ancak bu konuyu kendisi dile getiremedi. 
 
   Evliliğin gerçekleşmesine aracılık eden kişilerle ilgili farklı rivayetler vardır. 
 
   1▪Bir gün Hz. Hatice, dostu Nufeyse bint-i Münye’ye, evlenme isteğinden bahsederek aracı olmasını istedi. 
 
    İbn Sa’d’ın Tabakat isimli eserinden rivayet edildiğine göre Nufeyse şunları söylemiştir: “Huveylid’in kızı Hatice, Allah vergisi kişisel hususiyetler ve faziletlerin yanı sıra, bilgili ve akıllı bir kadındı. Soyu Kureyşliler’in en seçkini, namuslu, iffetli ve saygın bir kadın olan Hatice ile evlenmek isteyenler çoktu ve Hatice’nin bunu kabul etmesi halinde dünya kadar servetlerini ayaklarının altına sermeye hazırdılar. 
 
   Muhammed’ül Emin’in ticaret kafilesi Şam’dan döndüğünde, Hatice beni çağırdı ve, “Seni önemli bir iş için seçtim’ dedi. 


SAYFA ● 10 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   “Herkes ve her şeyden çok senin emrindeyim’ dediğimde, “O halde Muhammed’in yanına git ve Benden bahset’ dedi. 
 
   Muhammed bin Abdullah’ın yanına gittim ve, “Neden evlenmiyorsun?’ diye sordum. Muhammed gelirinin azlığından ve gereken servete sahip olmamasından yakındı. Dedim ki, “Eğer Sana güzel, zengin ve şerefli bir kadın önerirsem, ne dersin?’ “Kimden bahsediyorsun’ dedi. “Hatice’ dedim. Muhammed, “Hatice’den maksadın Tahire mi? Ne güzel bir eş! Git de ki çok yakında onu isteyeceğim’ dedi” 
 
   2▪Tarih-i Yâkubi’de Ammar bin Yâsir’in şöyle dediği rivayet edilir: 
 
   “Hatice bint-i Huveylid’in Resulüllah (s.a.v.) ile evlenmesinin nasıl gerçekleştiğini en iyi bilen kişi benim. Ben, Hz. Peygamberin samimi bir arkadaşı idim. Bir gün Safâ ile Merve arasında yürüyorduk. Birden Hatice ile kızkardeşi Hale ile karşılaştık. Hatice Resulüllah’ı görünce kızkardeşi Hale geldi ve şöyle dedi: “Ey Ammar, arkadaşın, Hatice ile evlenmek istemez mi?’ O’na dedim ki, “Allah’a yemin ediyorum ki bilmiyorum.’ 
 
   Oradan döndüm ve bu konuşmayı Resulüllah (s.a.v.)’e aktardım. Bana, “Git O’nunla konuş ve Kendisini istemeye geleceğimiz günü belirle’ dedi.” 
 
   3▪“Meysere, Hz. Hatice’ye Hz. Muhammed’de gördüğü ilginç hadiseler ve müşahadelerini anlatınca da, o şerif, reşid ve olgun kadın artık aradığı ve yitirdiği şahsı bulmuş oldu. Bunun üzerine Hz. Hatice Hz. Muhammed (s.a.v.)’i ihzar edip, “Ya Muhammed, ben Seni şerif, emin, hoş ahlaklı ve doğru konuşan birisi bulduğum için Seninle evlenmek istiyorum’ dedi.” '10' 
 
   4▪Zuhri’den rivayet edilmiştir: 

▪ 10 - Bihar’ül-Envar, c. 16, s. 9


SAYFA ● 11 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   “Peygamber (sav.) Hatice’nin malları ile ticaret yapan ortağıyla birlikte Hatice’nin yanına gidip işler hakkında O’nunla konuştular. Hatice onları ağırladı; her birine hediyeler verdi. Hatice’nin yanından ayrıldıklarında kahin bir kadın Muhammed (s.a.v.)’e,’Hatice’yi istemeye mi gitmiştin’ dedi. Hz. Muhammed (s.a.v.), “'Hayır’ deyince, kadın, “Allah’a yemin olsun ki, Kureyş’in bütün kızları ve hatta Hatice, Seni eş olarak çok uygun ve lâyık görmektedirler’ dedi.” 
 
   Evlilik niyetinin açıklanmasının Hz. Hatice (a.s.) tarafindan geldiği konusunda tereddüt yoktur. 
 
   Hz. Peygamber, başlarında Ebu Tâlib olmak üzere amcalarından oluşan bir gupla beraber Hz. Hatice’nin evine geldi. 
 
   “Sözü önce Ebu Tâlib aldı ve dedi ki: 
 
   “Bizi İbrahim’in soyu ve İsmail’in zürriyeti kılan, bizi güvenilir Harem’e yerleştiren, bizi insanlara hakim kılan ve şu anda içinde bulunduğumuz bu beldemizde bize bereketler veren şu Kâbe’nin Rabbine hamd olsun. Şu benim yeğenim Muhammed, Kureyş’ten kiminle mukayese edilirse edilsin, mutlaka ağır basar. Kiminle karşılaştırılırsa karşılaştırılsın, kesinlikle O’ndan daha büyük olduğu ortaya çıkar. İnsanlar içerisinde O’nun bir dengi yoktur. Gerçi malı azdır. Ama mal mülk geçici bir nasip ve az sonra kaybolacak bir gölgedir. O Hatice’yi istiyor. Hatice’nin rızası ve isteği doğrultusunda onu Muhammed’le (s.a.v.) evlendirmek için sana geldik. İstediğiniz mihri ise peşin veya veresiye ben vereceğim. Şu Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, O’nun büyük bir nasibi, yaygın bir dini ve kusursuz bir görüşü vardır.’ 
 
   Daha sonra sözü Hz. Hatice’nin amcası aldı ise de Hz. Hatice kendisi söz alarak Hz. Muhammed’le kendini evlendirdi.” '11'
 
    “. .. Bu gelişmelerden sonra Muhammed (sav.) amcası ile bir

▪ 11 -  Bıhar’ül-Envar, 16/14 


SAYFA ● 12 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

likte Hatice’yi (a.s.) istemeye gittiler. Hamza, Hatice’nin amcası Amr bin Esed’e şunları söyledi: 
 
   “Muhammed (s.a.v.) şeref, temiz ahlak, fazilet ve akıl açısından Kureyş’in bütün gençlerinden üstün ve yücedir. Eğer mal ve mülkü yoksa bir korku yok. Çünkü servet geçici bir gölge gibidir. Muhammed (s.a.v.) Hatice ile evlenmek istiyor ve Hatice de O’na eş olmaya isteklidir. ’ 
 
   Amr ise, “O hiçbir şekilde reddedilmeyecek bir gençtir’ diyerek kabul ettiğini açıkladı"
 
   “Ey Muhammed, kendimi Sana nikah ettim, mihrimi de kendi malımdan karar kıldım. Amcana söyle ki düğün ziyafeti için bir deve bağlasın.” '13' 
 
   Evlilik merasimine aracı olması için Hz. Hatice’nin Varaka’yı araya koyduğu rivayet edilmektedir. Varaka, “Hz. Muhammed’i evliliğe razı ettim’ diye müjde verdiğinde Hz. Hatice’nin bu büyük hizmetin kadri olarak beş yüz eşrefi (altın) değerinde bir hal’et (hediye) verdiği yazılmaktadır.” '14' 
 
   Varaka, müjdeli haberle Hz. Hatice’nin yanına geldiğinde, ’Evet, ey Hatice! Tebrik ederim. Sen, senin adına karar verme yetkisini bana vermiştin ve ben senin vekilinim. Yarın, inşallah seni Muhammed’le evlendireceğirn.” '15' 
 
▪12 - İslam tarihçisi Zuhri’nin eserinden 

▪13 - Tezkiretü’l-Havas, s. 302 /▪14 - Bihar’ül-Envar, c. 16, s. 65 /▪15 -  Bihar’ül-Envar, 16/65 


SAYFA ● 13 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   NİKAH AKDİNİ EBU TÂLİB GERÇEKLEŞTİRDİ 
 
   Hz. Muhammed (s.a.v.), Ebu Tâlib ile beraber kalkmak istediğinde Hz. Hatice, “Evine gelebilirsin. Benim evim Senin evindir ve Ben de Senin cariyenim” dedi. '16' 
 
   Hz. Peygamber bundan sonra Hz. Hatice’nin evine taşınmıştır. Bu ev, İslam’ın temellerinin atıldığı ilk İslam merkezi olacaktır. 
 
   İlk tevhid evi olan bu yuvada Hz. Hatice Hz. Peygamberin hem eşi, hem dava arkadaşı olmuştur. Kadınlardan, O’nun davetini kabul eden ilk kişidir. 
 
   Kendisine servet denilecek miktarda mehirle evlilik teklif edenleri reddeden Hz. Hatice, Hz. Muhammed (sav.) için tüm malını seferber etmiştir. 
 
   Son derece anlayışlı olmasının yanı sıra, Resulüllah (s.a.v)’in yüklendiği vazife için âdeta özel olarak seçilmiş bir yardımcı idi. 
 
   O’na herkesten önce iman etmiş ve ilk anda Hz. Peygamberin (s.a.v.) bile ürktüğü vahiy anında O’nu sakinleştirmişti. 

▪16 - Bihar’ül-Envar, 16/4 


SAYFA ● 14 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE
 
   Hişam söyle rivayet etmektedir: “Resulüllah (s.a.v.) Hatice’yi çok seviyordu. O’na ihtiram gösteriyordu ve iŞlerde O’nunla istişa. re ediyordu. O olgun ve aydın fikirli bir kadın, Resulüllah için iyi bir vezir ve müşavirdi. Resulullah’a, kadınlardan ilk iman eden de 
 
   O’ydu. Muhammed (s.a.v.) Hatice hayatta olduğu muddetçe başka kadınla evlenmedi.” 
▪17 - Tezkiretü’l-Havas, s.302 


SAYFA ● 15 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   HZ.FÂTIMA'NIN KARDEŞLERİ

   Peygamberimizin (s.a.v.) Hz. Hatice (a.s.) ile olan evliliğinden altı evladı olmuştur. Ikisi erkek, dördü kız olan evlatları, Kâsım ki Resulüllah (s. a. v.) Ebu’l Kasım diye anılırdı Abdullah, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve en küçükleri Fâtımâ (a.s.)’ dır. 
 
   Resulüllah 30 yaşında iken Hz. Zeyneb, 33 yaşında iken Hz. Rukiyye, daha sonra Ümmü Gülsüm, daha sonra da Fâtımâ-i Zehra dünyaya gelmiştir. '18' 
 
   Resulüllah (s.a.v.)’in evlatlarından sadece Hz. Fâtımâ (a.s.), Kendisinden sonra yaşamıştır. 
 
   Diğerleri, Babaları hayatta iken ahirete göçmüşlerdir. 

▪ 18 - Siret-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 206 


SAYFA ● 15 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   HZ. HATİCE’NİN FAZİLETLERİ 
 
   1▪ Resülüllah, “İslam, Ali’nin kılıcı ve Hatice’nin malı üzerinde yükseldi” buyurmuştur. 
 
   Hz. Hatice, Cenab-ı Hakk’ın selamına mazhar olacak bir samimiyetle dinine bağlı idi. Cebrail aracılığı ile Kendisine,“Yanına gelen Hatice’dir. Rabbinin selamını O’na söyle. O’nu, cennette, gürültüsü olmayan ve bitkinliğin yaşanmayacağı kamıştan bir evle müjdele” ifadeleri ile cennet müjdelenmiştir.'19' 
 
   2▪Afif el-Kindi’den rivayetle, dedi ki: 
 
   “Ticaretle uğraşan biriydim. Mekke’ye hac için gittim. Tacir olan Abbas bin Abdülmuttalib’in yanına gittim. Onun yanındayken saklı bir yerden genç bir adam çıktı, güneşe doğru baktı ve namaz kılmaya başladı. Biraz sonra genç adamın çıktığı yerden bir kadın çıkıp o da namaza durdu. Daha sonra buluğ yaşında bir çocuk aynı yerden dışarı çıkıp namaza durdu. 

▪ 19 - Tezkiretü’l-Havas, s. 303 


SAYFA ● 18 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   Ben Abbas’a dedim ki: “Ey Abbas, bu genç adam kimdir?’ 
 
   Abbas dedi ki: “Bu genç adam Muhammed bin Abdullah bin Abdulmuttalib, kardeşimin oğludur.’ 
 
   Dedim ki: “Bu kadın kimdir?" 
 
   Abbas dedi ki: “Bu kadın, bu genç adamın hanımı Hatice bint-i Huveylid’dir.’ 
 
   Ben dedim ki: “Bu çocuk kimdir?’ 
 
   Abbas dedi ki: “Bu, genç adamın amcasının oğlu Ali bin Ebi Tâlib’dir.’ Dedim ki: “Ne yapıyorlar?’ 
 
   Abbas, “Namaz kılıyorlar. Genç adam da kendisinin peygamber olduğunu iddia ediyor. Genç adamın bu emrine ancak hanımı ve amcasının oğlu tâbi olmuşlar’ dedi.” '20' 
 
   3▪Hakim bin Uyeyne’den: 
 
   “İlk olarak tasdik eden Hatice’dir. Kıbleye doğru ilk namaz kılan ise Ali’dir.” '21' 
 
   4▪Rafi’den: 
 
   “Resulüllah (s.a.v.) ilk namazını pazartesi günü kıldı. Hatice pazartesi gününün sonuna doğru namaz kıldı. Ali (a.s.) ise, ilk namazını ertesi gün, salı kıldı.” '22
 
   5▪İbn-i İshak şunları kaydediyor: 
 
   “Resulüllah (s.a.v.) her ne zaman kafirlerin inkar ve hakaret edici sözlerinden üzüntü duyarsa, -yaşadığı sürece O’nun kırılmış kalbini teselli eden, ıstırablarını dindiren, davet ve nübüvvet yolunda Kendisini tasdik ve teyid eden, halkı ve yapmakta olduklarını Muhammed (s.a.v.)’in küçük önemsiz görmesini sağlayan sadece ve sadece Hatice’dîr.” 

▪ 20 - Taberî, Zehairü’l-Ukba, s. 59; Heysemi, Mecma’uz-Zevaid, s. 103 /▪21 - Taberî, a.g.e. 22 Taberî, a.g.e. 


SAYFA ● 19 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

  PEYGAMBERİMİZ İÇİN HZ.HATİCE 
 
  Arap toplumunun o dönemki koşulları dikkate alındığında, bir kadının ticaretle uğraşması, topluma kendini kabul ettirmesi ve başarıya ulaşması ender rastlanılan bir hal idi. Ancak Hz. Hatice bunu başaracak özgüvene, akla ve olgunluğa sahip idi. 
 
   Kâbe’nin putlarla dolu olduğu bir dönemde o ve ailesi Hz. İbrahim’in dini üzere yaşamıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.)’le evlenmek istemesi, maddi bir gereksinimden değil, tamamen içindeki manevi arayıştan kaynaklanmakta idi. 
 
   İslam’ı ilk kabul eden insan olma şerefine eren Hz. Hatice, Resulüllah (s.a.v.)’in en zor günlerinde O’nun sığınağı olmuştur. Son derece akıllı, güçlü bir kadındı. Müthiş bir teslimiyetle Hz. Pey-gambere (s.a.v.) bağlı idi. 
 
   Öyle ki sadece manevi destek değil, Resulüllah’a (s.a.v.) olan inancı ve güveni sebebiyledir ki, tüm servetini İslam’ın yayılması, Hz. Peygamberin (s.a.v.) korunması için hiç düşünmeden seferber etmiştir. 


SAYFA ● 20 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE

   Hz. Enes şöyle dedi: “Bazen Peygambere hediye takdim ettiklerinde şöyle buyururdu: Falan kadının evine götürün, çünkü o Hatice’nin dostu idi.” '23' 
 
   Ölümünden sonra dahi Habibullah (s.a.v.) O’ndan övgü ile bah
 
   “Ümmetimin kadınlannın en hayırlısı Hatice bint-i Huveylid’dir.” '24' 
 
   Hz. Aişe’den rivayet edildiğine göre: 
 
   “Hz. Resulüllah (s.a.v.)’in yanında Hz. Hatice anıldığı zaman, O’nu övmekten ve O’nun için bağışlama dilemekten üşenmezdi. Bir gün yine O’nu andı. Bu, kıskançlık duygularımın kabarmasına neden oldu. Dedim ki, “Bir koca karı değil miydi? Allah Sana ondan daha iyisini vermedi mi?’ Peygamber (s.a.v.) bu Sözümden dolayı o kadar öfkelendi ki, saçlarının ön tarafları titriyordu. Dedi ki; “Allah’a yemin ederim ki, O’ndan daha iyisi Bana verilmiş değildir. İnsanların inkar ettilderi bir zaman da O Bana inandı, insanların Beni yalanladıkları bir sırada O Beni doğruladı. İnsanların Beni her şeyden yoksun bıraktıldarı bir sırada o sahip olduğu her şeyi Benim için harcadı. Diğer eşlerim Beni evlattan yoksun bırakırken, Allah O’ndan Bana evlat bahşetti.’ 
 
   Hz. Aişe devamla, bunun üzerine kendi kendime şöyle dedim: Allah’a yemin ederim ki, bir daha O’nun hakkında kötü bir şey söylemeyeceğim. ” '25' 
 
    Hz. Hatice’nin üstün makamı ile ilgili olarak Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 
 
   “Cennet kadınlarının en üstünleri Hatice bint-i Huveylid, Fâtımâ bint-i Muhammed, Meryem bint-i Imran ve Firavun’un karısı Asiye bint-i Mezahim’dir.” '26' 

▪ 23 - Sefinetül Bihar’ül-Envar, c. 1, B. 380 /▪24 Tezkiretü’I-Havas 302 25 - Tezkiretü’I'Havas, s.303 /▪26 - Taberî, zehairü’l-Ukba,s.52 


SAYFA ● 21 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE
 
   Rivayet edilir ki, Peygamber Efendimiz (sav.) bir koyun kestikleri zaman, “Bunu Hatice ’nin arkadaşlarına gönderin” derdi.Hz. Aişe bunun sebebini sorduğunda ise, “Ben O’nun sevdiklerini severim” derdi. 

-