VI.BOLUM

ŞEHİTLERİN SER ÇEŞMESİ ENBİYANIN BAĞRI BAŞI EVLİYANIN GÖZÜ YAŞI HASAN İLE HÜSEYİNDİR▪ İMAM ALİ BABALARI MUHAMMED’DİR DEDELERİ ARŞIN ÇİFTE KÜPELERİ HASAN İLE HÜSEYİNDİR▪ KERBELANIN YAZILARI ŞEHİT OLMUŞ GAZİLERİ FATIMANIN KUZULARI HASAN İLE HÜSEYİNDİR ▪ KERBELANIN TA İÇİNDE NUR PARLAR SİYAH SAÇINDA YATAR AL KANLAR İÇİNDE HASAN İLE HÜSEYİNDİR ▪ YUNUS DERKİ DÜNYA FANİ BİZDEN EVVEL GELEN HANİ SEKİZ CENNETİN SULTANI HASAN İLE HÜSEYİNDİR ▪ ŞEHİTLERİN SER ÇEŞMESİ ENBİYANIN BAĞRI BAŞI▪ EVLİYANIN GÖZÜ YAŞI▪ HASAN İLE HÜSEYİNDİR ▪ İMAM ALİ BABALARI MUHAMMED’DİR DEDELERİ▪ ARŞIN ÇİFTE KÜPELERİ▪ HASAN İLE HÜSEYİNDİR▪KERBELANIN YAZILARI▪ ŞEHİT OLMUŞ GAZİLERİ▪ FATIMANIN KUZULARI▪ HASAN İLE HÜSEYİNDİR ▪ KERBELANIN TA İÇİNDE▪ NUR PARLAR SİYAH SAÇINDA▪ YATAR AL KANLAR İÇİNDE ▪HASAN İLE HÜSEYİNDİR ▪

SAYFA ● 75 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ

    HZ. FATIMA GELMİŞ VE GELECEK KADINLARIN EN ÜSTÜNÜDÜR; CENNETLİK KADINLARIN EFENDİSİDİR 
 
    1▪“...Ya Ali! Sen ümmetin imamı ve Benim vasimsin. Mü’minleri cennete doğru hidayet edeceksin. 
 
    Kızım Fâtımâ’nın kıyamet günü nurdan bir bineğe bindiğini, sağ tarafında yetmiş bin melek, sol tarafında yetmiş bin melek ve arkasında yetmiş bin melek olduğu halde hareket ettiğini ve ümmetimin mü’min kadınlarını cennete götürdüğünü görür gibiyim. 
 
    Beş vakit namazlarını kılan, Ramazan ayında oruç tutan, Allah’ın evini ziyaret eden, malının zekatını veren, kocasına itaat eden ve Ali’yi seven her kadın, Fâtımâ’nın şefaati ile cennete girecektir. 
 
    Fâtımâ dünya kadınlarının en üstünüdür.” 
 
    “Ya Resulallah! Fâtımâ (a.s.) sadece kendi asrının mı en üstünüdür?” dediklerinde, şöyle buyurdular: “Kendi asrının üstünü olan Meryem’dir. Kızım Fâtımâ geçmiş ve gelecekteki bütün kadınların en üstünüdür.” '82' 

▪ 82 - Biharü’l Envar, c. 43, s. 24 


SAYFA ● 76 ● HZ.FÂTIMA'NIN  YÜCELİKLERİ

    2 ▪ Muhibbuddin Taberi, Hz.Ali (a.s.)’dan Hz. Resulüllah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 
 
    “Benim kızım Fâtımâ, kıyamet günü mahşere gelir ve O’nun üzerinde hayat suyuyla yoğrulmuş bir keramet elbisesi olur; mahlukat O’na bakarak şaşkınlığa uğrarlar. Sonra O’na cennetin elbiselerinden bir elbise giydirilir ve bu elbisenin üzerinde yeşil yazıyla şu yazılıdır: 
 
    “Hz. Muhammed (s.a.v.)’in kızı Fâtımâ’yı en güzel sürette ve en kâmil heybet ile ve tam bir kerametle cennete dahil eyleyin.’ 
 
    Böylece bir gelin gibi etrafında yetmiş bin cariye ile cennete . uğurlanır.” '83' 
 
    3▪Muttaki, Kenzü’l-Ummal’a şöyle rivayet etmiştir: 
 
    “Cennete girecek olan ilk şahıs ” Muhammed (s.a.v.)’in kızı Fâtımâ’dır. Fâtımâ’nın bu ümmetteki yeri Ben-i İsrail’deki Meryem’in yeri gibidir.” '84' 
 
   4▪Hâkim, Ebu Hureyre’den naklettiğine göre Hz. Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 
 
    “Kıyamet günü peygamberler kendi kavimlerinden olan mü’minlerle mülakat edebilmek için at üzerinde mahşere gelirler. Hz. Sâlih kendi devesine binerek mahşere gelir ve Ben Burak’ın üzerinde mahşere gelirim. Burak her bir adıınıyla gözün görebildiği en son noktaya kadar yol alır ve Fâtımâ Benim önümde hareket eder” '85' 
    5▪Hatib-i Bağdadi, İbn Abbas’tan rivayetle, Resulüllah’ın şöyle buyurduğunu yazmıştır: 
 

▪83 - Taberî, Zehairü’l-Ukba, Baban fı Fazl-i Ehl-i Beyt, Zikri Zifaf’ i Fâtımâ ile’l-Cenneti Ke’l-Arus, s. 48 ▪84 - Muttaki, Kenzü’l-Ummal, bab 5, li Fazl-i Ehl-i Beyt, 2. Fasıl; fı Fezail-i Ehl-i Beyt Mufassalan, Fâtımâ (a.ş.) hadis. 34234 ▪85 - Hâkim, Müstedrekü’s-Sahihayn, Kitab’u Marifetu’s-Sahabe, Zikru Menakibul bint-i Resûlullah (s.a.v.) c. 3, s. 152 


SAYFA ● 77 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 


   HZ. FATIMA'NIN YÜCELİKLERİ

   “Ben, Mirac gecesi cennetin kapısına şöyle yazılmış olduğunu gördüm: “La ilahe illallah, Muhammedun Resulüllah, Aliyyul habibullah, el-Hasanu ve’l Hüseynu safvetullah, Fatimetu hiyeretullah; ala bağizihim la’netullah. . . ’

   (Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın Elçisi’dir, Ali Allah’ın Mahbubu’dur, Hasan ve Hüseyin Allah’ın seçkin kıldığı kimselerdir, Fâtımâ Allah’ın beğendiği bir şahıstır, onlara düşmanlık yapana Allah’ın laneti olsun.)

    6▪Ebu Hureyre anlatıyor:

   “Allah Resulü (s.a.v.) bir gün sabah yanımıza geç geldi. Akşam olunca içimizden birisi: “Ey Allah’ın Resulü! Bugün Seni göremediğimiz için bir hayli üzüldük’ deyince, Allah’ın Resulü (s.a.v.) buyurdu ki:

    “Bugün Beni hiç ziyaret etmeyen bir melek, Allah’tan izin alıp Beni ziyarete geldi. Bana kızım Fâtımâ’nın ümmetimin kadınlarının hanımefendisi olduğunu, Hasan ve Hüseyin’in de cennet gençlerinin efendileri olacağını haber vererek Beni müjdeledi.“86"      

    7 ▪ Hz.Aişe anlatıyor:

   “Topluca Allah’ın Resulü’nün (s.a.v.) yanında bulunuyorduk. Hiç kimse bizden ayrı değildi. Tam o sırada Fâtımâ (a.s.) yürüyerek geldi. Vallahi O’nun yürüyüşünün, Allah’ın Resulü’nün (s.a.v.) yürüyüşünden hiçbir farkı yoktu.

    O’nun yanına varınca “merhaba kızım’ deyip O’nu sağ (ya da sol) yanına oturttu. Sonra O’na gizlice bir şey söyledi; Fâtımâ hıçkırarak ağlamaya başladı. Ardından bir kez daha gizlice bir şey Söyledi; busefer güldü.

    Allah’ın Resulü (s.a.v.) kalkıp çıkınca,“Allah’ın Resulü (s.a.v.) bizim aramızda Sana özel bir şey söyledi ve Sen ağladın. Söyle


▪ 86 - İbn Hacer; Et-Tagrib, c. 2/215

SAYFA ● 78 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 

bakalım o sana ne söyledi?” dedim. Dedi ki: “Allah’ın Resulü’nün (s.a.v.) sırrını hemen açığa vuracak değilim ya!  
 
    Allah’ın Resulü (s.a.v.) vefat edince tekrar, “Üzerinde olan hakkım için söyle; Allah’ın Resulü (s.a.v.) o gün Sana gizlice ne söylemişti?’ diye sorunca anlatmaya başladı: 
 
    “İşte şimdi anlatacağım: İlk önce Bana, “Cibril her yıl bir kez yanıma gelerek Kur’an’ı Benimle mukabele suretiyle okuyor; böylece karşılaştırma yapıyordu. Bu yıl ise bunu iki kez yaptı! Sanırım vaktim gelip çattı. Allah’tan kork ve sabırlı ol’ demişti. O’nun için ağladım. İkinci seferde ise: “Ey Fâtımâ! Bu ümmetin kadınlarının ve hatta dünya kadınlarının hanımefendisi olmak istemez misin?’ deyince güldüm.” "87" 
 
    8 ▪ Tirmizi, Huzeyfe’den şöyle rivayet etmiştir: 
 
    “Annem benden, “Son görüşmen ne zaman oldu?’ diye sordu. Ben, “Falanca günden şimdiye kadar (kendisini ziyaret etmemişim)’ dedim. Maksadı Peygamber ile görüşmemdi. Bu yüzden bana kızdı. Bunun üzerine ben, “Ben akşam Resulüllah’ın (s.a.v.) yanına gidip, akşam namazını O’nunla kılayım ve O’ndan bizim için mağfıret dilemesini isteyeyim’ dedim. 
 
    Gidip akşam namazını Peygamber (s.a.v.) ile kıldım; Resulüllah yatsı namazına dek namazla meşgul oldu. Yatsıdan sonra da yine nafile namazı kıldı. Ben de Peygambere (s.a.v.) bakarak namazla meşgul oldum. ' 
 
    O benim sesimi duyunca, “Kimsin, Huzeyfe misin’ dedi. “Evet’ dedim. Buyurdu ki: “İstediğin nedir? Allah seni ve anneni bağışlasın’ sonra sözlerine şöyle devam etti: 
 
    “Bu (gördüğüm) melek, bu geceden önce yeryüzüne asla inmemiş olan bir melektir. O, Rabbinin selamını Bana ulaştırmak ve 

▪ 87 - İbn Sa’d, 8/26, 27; et-Tahavi (51. htm); Buhari, Sahih, Menakıb 25, İstizan 43 


SAYFA ● 79 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 

    Fâtımâ ’nın cennet hanımlarının en üstünü, Hasan ve Hüseyin’ in cennet gençlerinin efendileri olduğunu müjdelemek için gelmiştir."88" 
 
   9▪Ebu Nuaym, Cabir İbn Semure’den şöyle naklediyor: 
 
    “Resulüllah (s.a.v.) gelip bizim yanımızda oturdu ve şöyle buyurdu: “Fâtımâ hastadır. ’ 
 
    Orada bulunanlar: "Ziyaretine gidelim’ dediler. Kalkıp Hz. Fâtımâ’nın evine doğru hareket ettiler. Hz. Fâtımâ’nın evinin kapısı açıktı. 
 
    Hz. Peygamber yüksek bir sesle: “Kendini iyice ört, bir grup ziyaretine gelmiştir’ buyurdu. 
 
    Hz. Fâtımâ: “Ya Resulallah üzerimde abadan başka bir örtü yoktur’ dedi. Bunun üzerine Resulüllah abasını çıkarıp kapının arkasından Fâtımâ’ya doğru uzattı ve “Bununla başını ört’ dedi. Sonra Resulüllah içeri girdi ve O’nun arkasından da diğerleri girdiler. 
 
    Biraz oturduktan sonra kalkıp gittiler; sonra ziyarete gelen adamlar, “Allah’a and olsun Peygamberimizin kızının bu durumu (bu kadar fakir olması) hayret verici’ dediler. 
 
    Resulüllah (s.a.v.) (bunu duyunca) şöyle buyurdu: “O kıyamet günü bütün hanımlardan daha üstün makama ”sahiptir. ” "89” 
 
    10▪Hâkim, İbn Abbas’tan naklediyor: 
 
    “Resulüllah (s.a.v.) bir defasında dört çizgi çizerek (ashabına), “Bunların ne olduğunu biliyor musunuz?’ diye sordu. 
 
    Ashab, “Allah ve Resulü daha iyi bilir’ diye cevap verdiler. Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: Cennet kadınlarının en faziletlileri Huveylid kızı Hatice, Muhammed (s.a.v.) kızı Fâtımâ, İmran kızı Meryem ve Mezahim kızı Asiye’dirler. . .”90" 

▪ 88 -Tirmizi, Sünen, Kitabu’l-Menakıb, 31. bâb Menakıbu’l-Hasan ve’l Hüseyn, Hadis. 3781, c. 2, s. 306 ▪89 Hilyetü’l-Evliya, c. 2, s. 42 ▪90 Müstedrekü’s-Sahihayn, Kitabu’t-Tefsir, Tefsir-u Sureti’t-Tabn'm, c. 2, s. 497 


SAYFA ● 80 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 

    Hâkim sahih senetle Abdullah ibn Mes’ud’dan rivayet etmiştir. Allah Resulü şöyle buyurdu: 
 
    “Fâtımâ, iffetini kâmil olarak korudu. Bu yüzden Allah O’nun soyuna ateşi haram kılmıştır.” "91" 
 
    11▪Resulüllah (sav.) şöyle buyurdu: “. .. Ya Ali! Sen ümmetin imamı ve Benim vasimsin. Mü’minleri cennete doğru hidayet edeceksin. 
 
    Kızım Fâtımâ’nın kıyamet günü nurdan bir bine ğe bindiğini, sağ tarafında yetmiş bin melek, sol tarafında yetmiş bin melek ve arkasında yetmiş bin melek olduğu halde hareket ettiğini ve ümmetimin mü’min kadınlarını cennete götürdüğünü görür gibiyim. 
 
    Beş vakit namazlarını kılan, Ramazan ayında oruç tutan, Allah’ın evini ziyaret eden, malının zekatını veren, kocasına itaat eden ve Ali’yi seven her kadın, Fâtımâ’nın şefaati ile cennete girecektir. Fâtımâ dünya kadınlarının en üstünüdür.” 
 
    “Ya Resulallah! Fâtımâ (a.s.) sadece kendi asrının mı en üstünüdür?” dediklerinde şöyle buyurdular: “Kendi asrının üstünü olan Meryem’dir. Kızım Fâtımâ geçmiş ve gelecekteki bütün kadınların en üstünüdür.” "92" 
 
    12▪El-Cüveyni olarak meşhur olan İbrahim İbn Muhammed ElHadid, Feraidü’s-Simteyn adlı eserinde İbn Abbas’dan şunu rivayet etmektedir: 
 
    “Bir gün Resulüllah otururken Hasan (a.s.) çıkageldi. Resulüllah (s.a.v.) O’nu görünce ağladı. Ardından şöyle dedi: “Gel oğulcağızım! Gel yanıma, gel yanıma.’ O’nu öyle yanına yaklaştırdı ki, sağ dizine oturttu. Ardından Hüseyin (a.s.) çıkageldi. Resulüllah (s.a.v.) O’nu görünce ağladı. Ardından şöyle dedi: "Ey oğulcağızım! Gel 

▪ 91 - Hâkim, Müstedrekü’s-Sahihayn, Marifetü’s-Sahabe Kitabı ▪92 - Biharü’l-Envar, c.. 43, s. 24 


SAYFA ● 81 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 

yanıma, gel yanıma.’ O’nu öyle yanına yaklaştırdı ki, sol dizine oturttu. Ardından Zehra (a.s.) çıkageldi. Resulüllah (s.a.v.) O’nu da görünce ağladı. Ardından şöyle dedi: “Ey sevgili kızcağızım! Gel yanıma, gel yanıma.’ O’nu önüne oturttu. Ardından Emir’ülmü’minin Ali (a.s.) çıkageldi. “Bana doğru gel, Bana doğru gel ey kardeşim.’ O’nu kendisine öyle yaklaştırdı ki sağ yanına oturttu. Ardından ashabı O’na, “Ya Resulallah, Sen bunlardan her birini gördüğünde ağladın. Onları gördüğünde onlarda Seni sevindirecek bir şey yok muydu?’ dediler. Resulüllah (s.a.v.), “Beni nübüvvetle gönderen ve Beni bütün mahlukatın arasından seçip tertemiz kılan Allah’a kasem olsun ki, Ben ve onlar Allah katında yaratılmışların en keremlisidir. Yeryüzünden Bana onlardan daha sevimli hiçbir can bulunmamaktadır. ’ 
 
    Ardından Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kızım Fâtımâ geçmiş gelecek bütün kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır, gözümün nuru ve kalbimin meyvesidir. O Benim ruhumdur. O insanlardan olan bir huridir. Rabbinin huzurunda ibadete durduğunda yıldızların yer ehli için parladığı gibi, O’nun nuru da gökteki melekler için parlar ve Allah Teala meleklerine şöyle hitap eder: “Ey melekler, bakın benim kulum Fâtımâ’ya;O Benim huzurumda durmuştur, korkudan titriyor; kalbiyle Benim ibadetime yönelmiştir. ’ 
 
    Sizleri şahit kılıyorum ki, Ben O’nun takipçilerini ateşten koruyacağım. Ben O’nu gördüğümde Benden sonra O’na yapılanları hatırlarım. Sanki onun evine zilletin girişini, evinin hürmetinin çiğnenmesini, hakkının gasp edilmesini, mirasının engellenmesini, kemiklerinin kırılışını, cenininin düşürülüşünü ve O’nun ya Muhammed yetiş feryatlarını ve bu feryatlarına icabet edilmemesini duyar gibiyim.” "93" 
 
    13 ▪ Hz. Fâtımâ (a.s.) şöyle buyurmuştur: 

▪ 93 - İbn Muhammed El-Hadid, Feraid’üs-Simteyn, c. 2, s. 34-35 


SAYFA ● 82 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 

    “Ya Resulallah! Selman Benim elbisemi görüp şaşırdı. Seni hak üzere peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Benim ve Ali’nin beş seneden beri bir koç postundan başka bir şeyimiz yoktur. 
 
    Gündüzleri onun üzerinde devemize yemini veriyoruz. Geceleri de döşek yapıp, üstünde uyuyoruz. Yastığımız deridir ve içini hurma lifıyle doldurmuşuz.” 
 
    Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: 
 
    “Ey Selman! Hiç şüphesiz Benim kızım, en öndeki kafilenin içindedir.” "94" 
 
    14▪Hz.Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: 
 
    “Allah’a and olsun ki, şimdi öyle bir söz diyeceğim ki, Benden başka kim o sözü söylerse yalancıdır: Ben âlemlere rahmet olan Peygamber (s.a.v.)’den miras aldım, eşim (Fâtımâ) ümmetin kadınlarının en üstünüdür; Ben de vasilerin en üstünüyüm.” "95" 
 
    15▪Resulüllah (s.a.v.)’den şöyle rivayet edilmiştir: 
 
    “Sizin erkekleriniz arasında en üstün olan Ali; gençleriniz arasında en üstün olan Hasan ve Hüseyin ve kadınlarınız arasında en üstün olan Fâtımâ’dır” "96" 

▪94 Avâlimu’l-Maarif, c. 11, s. 130 ▪95 Biharü’l-Envar, c. 43, s. 143 ▪96 Muttaki, Kenzü’l-Ummal, c. 6, s. 217 


SAYFA ● 83 ● HZ.FÂTIMA'NIN YÜCELİKLERİ 

    HZ. FATIMA EHL-İ BEYT’İNDEN RESULÜLLAH’A İLK ULAŞACAK KİMSEDİR 
 
    1▪Hz. Peygamber buyurdu ki: 
 
    “Cebrail (a.s.) her yıl Ramazan-ı Şerif ’te muhakkak gelip Kur’an-ı Kerim’i Bana bir defa okutur, kendisi dinlerdi. Bu yıl ise iki defa okutup dinledi. Ben bunu ecelimin pek yaklaştığım işaret sayıyorum. 
 
    Bunun için kızım Fâtımâ! Ben vefat ettikten sonra Bana Ehl-i Beyt’imden ilkin Sen kavuşup geleceksin. İşte Allah’tan kork da şu kısa ayrılığa dayan! Zira Ben Senin için en güzel bir konakçıyırn.” "97" 
 
    2 ▪Resulüllah buyurdu ki: 
 
   “Ey kızım Fâtımâ! Ben vefat ettikten sonra Ehl-i Beyt’im içinde Bana ilk kavuşacak, yani vefat edecek olan Sensin. Kadınların içinde de Bana ilk olarak Zeyneb bint-i Cahş kavuşacaktır. O, fakirlere hayır ve iyilik, sadaka için elini uzatmak bakımından herkesten daha çok uzun ele sahiptir.” "98" 

▪ 97 - Muhtasar-ü Kenzü’l-Ummal, c. 5, s. 97 98 İbn Asakir, Vasile’den 

-