Ana Sayfa


 


Nafile Namazlar İçin Aşağıdaki Resimleri Tıklayınız 
ANNESİ HZ. HATİCE       Hz. Hatice Peygamber Efendimizin ilk hanımıdır. Hz. Muhammed’ in (s.a.v.), İbrahim’in dışındaki diğer çocuklarının annesidir.       Hz. Hatice annesi ve babası tarafından Kureyşli’dir.       “Babası, Huveylid b. Esed b. Abdül-Uzza b. Kusayy b. Kilab b. Merat b. Ka’b b. Luey b. Galib b. Fahr; annesi Fâtımâ bint Zaid b. Ussam b. Revaha b. Hacer b. Abd b. Muays b. Amir b. Muays b. Galib b. Fahr’dır.       Baba ve ana tarafı Gâlib bin Fahr’a ulaşmaktadır."'1'       Hz. Hatice Peygamberimiz (s.a.v.) ile evlenmeden önce Ebu Hale bin Zürare Temimi, ondan sonra da Uteyyik bin Abid El-Mahzumi ile evlenmiştir.       Hz. Hatice, Resulüllah (s.a.v.) ’ in peygamberliğine ve Allah’ ın birliğine ilk iman eden kişidir. Peygamberlikten önce onbeş,  ▪ 1 - Tevfik Ebu İlm, Hz. Fâtıma, s. 11  SAYFA ● 4 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE peygamberlikten sonra da on yıl Resulüllah’a (s.a.v.) hanımlık yapmış ve tüm serveti ile Kendisini davasında desteklemiştir.       Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) O’nu, vefatından sonra dahi hayırla anmıştır.        Enes şöyle rivayet eder: “Hz. Peygambere bir hediye verildiği zaman şöyle derdi: Bu hediyeyi falan kadının evine götürün. O Hatice’nin arkadaşı idi. Hatice onu severdi.” '2'       Hz. Hatice soy olarak Kureyş’in en önde gelen ailelerinden birine mensuptur. Ailesi Kâbe’yi himâye etmeleri ile tanınırdı.       “Yemen padişahı Tübba, Hacer’ül-Esved’i Mescid’ül'Haram’dan Yemen’e götürmek istediğinde Hz. Hatice’nin babası Huveylid buna tek başına karşı koymuştur. O’nun mücadelesi ile Tübba kararından vazgeçti ve artık o taşı yerinden  çıkarmadı.” '3'       Hz. Hatice’nin dedesi, Esed İbn-i Abdül-Uzza, “Hilf’ul-Fudul” ittifakının seçkin azalarından biri idi.        “Cahiliye döneminde Ficar harbinden sonra yüzlerce aile perişan olmuş; yağmacılıkla beraber güçlü olan güçsüzün malına el koymaya başlamıştı.       Çığ gibi büyüyen bu anarşi ortamına set çekmenin gereğini gören Haşim, Zühre ve Teym ailelerinin büyükleri, Abdullah b. Cud’an’ın evinde toplanarak aralarında bir misak yaptılar.       Buna göre mazlum ve zayıflara yardım edilerek, zâlimlerin her türlü zulmüne mâni olacaklardı.       Habibullah (sav.) 20 yaşında olmalarına rağmen, Mekke’nin  ▪ 2 - Sefinetü’l-Bihar, 2/570 3 Er-Ravz’ül-Unuf,c. 1, s. 213  SAYFA ● 5 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE ileri gelenleri ile bu misaka katılmıştır.”4 Bu, O’nun peygamber olmadan önce dahi Arap toplumunda sahip olduğu değeri göstermektedir.       Resulüllah (s.a.v.), bu meclis hakkında şöyle buyurmuştu: “Abdullah b. Cud’an’ın evinde bir ittifaka tanık oldum ki, bu ittifak Benim için kızıl develerden daha sevimlidir. Bugün İslam döneminde dahi böyle bir ittifaka çağrılsam kabul ederim.”5       Hz. Hatice’nin amcasının oğlu Varaka ibn-i Nevfel puta tapmayı sevmeyen bir kişiydi. Kendisi hıristiyan ve yahudi kitaplarını araştırır, bu kitaplarda hoşuna giden ibadetleri hayatına geçirirdi. Varaka puta tapmayı, onların heykellerine ibadet etmeyi reddediyordu.6       “Varaka, Mescid’ül-Haram’da Peygamberle (s.a.v.) karşılaştı ve “Gördüğün ve duyduğun şeyi bana açıkla’ diye arz etti. Resulüllah da meleğin nâzil olma hadisesini ona beyan etti. Varaka da: “Allah’a and olsun ki Sen Allah’ın Peygamberisin, Musa’ya nâzil olan melek Sana da nâzil olmuştur. Bil ki, Seni tekzip edeceklerdir, Sana eziyet edecek, Seni vatandan sürecek ve Sana karşı savaşacaklardır. Ben o zamana kadar hayatta kalırsam Allah’ın dinine yardım ederim’ dedi. Daha sonra Resulüllah’ın başını öptü ve gitti.”7       Hz. Hatice’nin akrabaları Hz. İbrahim’in Hanif dini üzereydiler. Ve Arap Yarımadası’nda ortaya çıkacak hak dinin beklentisi içindeydiler.       Hz. Peygamberle evlenmeden evvel, Ebu Hale bin Zürare Temimi, ondan sonra da Uteyyik bin Abid El-Mahzumi ile evlenmiştir.  ▪4 Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmeten-lil Alemin, c. 1, s. 65./▪5 Siret-i İbn-i Hişam, 1/ 134, Daru’l-Marife basımı, Beyrut /▪6 Siret-u Eimmeti’l-İsna Aşer, 1/42/▪7 Siret-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 253 ve 254  SAYFA ● 6 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    İlk kocasından olan Hind isimli erkek çocuğu da İslam ile şereflenmiştir. İmam Hasan, Resullülah’ın vasıf ve hususiyetlerini anlatan meşhur rivayeti O’ndan nakletmiştir.       Hind Bedir Savaşı’na katıldı ve en son olarak Cemel Savaşı’nda İmam Ali bin Ebi Tâlib’in ordusunda yer aldı. O savaşta şehadet mertebesine ulaştı.  SAYFA ● 7 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    HZ. HATİCE’NİN HZ. MUHAMMED İLE EVLENMESİ        Amcasının oğlu Varaka’dan da, Arap kabilesinden yeni bir peygamberin zuhuru hakkında bilgi alan Hz. Hatice, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Ahirzaman Peygamberi olduğunu duymuştu. Kendisi de buna inanıyordu.       İkinci kocasının vefatından sonra gelen evlenme tekliflerini geri çeviren Hz. Hatice kırk yaşına kadar yalnız yaşadı.       Elinde büyük bir servet vardı. Hz. Hatice, o dönemde yaygın olan faize yönelmemiş, ticarete yönelerek zamanının en önemli tacirlerinden biri olmuştu. Son derece zeki bir kadındı. Ticaret sayesinde servetini daha da arttırmıştı.       Şam’a göndereceği büyük bir ticaret kervanının başına Hz. Muhammed (s.a.v.)’i seçti. Kölesi Meysere’yi de Hz. Peygamberi gözlemlemesi için vazifelendirdi.       Bazı rivayetlerde Hz. Peygamberin, Hz. Hatice’nin ticaret kervanının başına geçmesinin amcası Ebu Tâlib’in vasıtasıyla olduğu anlatılır:  SAYFA ● 8 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    “Ebu Tâlib, bir gün yeğeninin mâli durumunun kötüleşmesinden ve geçim sıkıntısından bahsetti ve dedi ki: Akrabalarının ticaret kafilesi yakında Şam’a doğru yola çıkacak ve Huveylid’in kızı Hatice de kafilenin başına bazı kişileri tayin etmekte. Eğer Sen de bu işe talip olursan, büyük bir şevkle Seni tercih edecektir.’       Bu konuşmadan sonra Ebu Tâlib, Hatice’nin yanına gidip ticaret işlerinde Hz. Muhammed’i görevlendirmesini istedi. Hz. Hatice bu teklifi sevinçle karşıladı ve, “Siz uzaktaki beğenmediğim birisini bile teklif etseydiniz memnuniyetle kabul ederdim. Kaldı ki siz yakın bir dostunuz ve değerli olan biri için bu teklifte bulunuyorsunuz’ diye cevap verdi.” '8'        Başka bir rivayete göre, Hz. Hatice Resulüllah’a ticaret kervanının başına geçmesini teklif etti ve O’na diğerlerine vereceği ücretin iki katını vereceğini söyledi.       Hz. Hatice’nin kölesi Meysere’nin de refakatiyle katıldığı bu seferden Hz. Peygamber büyük kârlarla döndü.       “Kudüs yakınlarındaki Busra denilen yere gönderilmişlerdi. Hz Muhammed’in burada Nestura denilen keşişle karşılaştığı tarihçiler tarafından anlatılır. Her an başının üstünde dolaşan bulut dikkatini çekmiş ve Kendisiyle tanışmak istemiştir. Evvelce tanımış olduğu Meysere’yi yanına çağırarak bazı sorular sordu, aldığı cevaplar karşısında irkilen keşiş, “O peygamberdir, hem de peygamberlerin sonuncusudur’ demekten kendini alamamıştır.” '9'       Hz.Hatice yolculuk sırasında Hz. Muhammed’in başından geçenleri ve özellikle keşişin O’nun hakkındaki tespitlerini kölesi Meysere’den dinlediğinde O’na olan saygısı ve sevgisi bir kat daha artımştı.  ▪ 8 - Tevfik Ebu İlm, age., s. 15 /▪ 9  - Rahmeten-lil âlemin, Prof. Dr. Haydar Baş, s.70  SAYFA ● 9 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    EVLENME İSTEĞİ HZ. HATİCE’DEN GELMİŞTİR       Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile evlenmek istiyordu; ancak bu konuyu kendisi dile getiremedi.       Evliliğin gerçekleşmesine aracılık eden kişilerle ilgili farklı rivayetler vardır.       1▪Bir gün Hz. Hatice, dostu Nufeyse bint-i Münye’ye, evlenme isteğinden bahsederek aracı olmasını istedi.        İbn Sa’d’ın Tabakat isimli eserinden rivayet edildiğine göre Nufeyse şunları söylemiştir: “Huveylid’in kızı Hatice, Allah vergisi kişisel hususiyetler ve faziletlerin yanı sıra, bilgili ve akıllı bir kadındı. Soyu Kureyşliler’in en seçkini, namuslu, iffetli ve saygın bir kadın olan Hatice ile evlenmek isteyenler çoktu ve Hatice’nin bunu kabul etmesi halinde dünya kadar servetlerini ayaklarının altına sermeye hazırdılar.       Muhammed’ül Emin’in ticaret kafilesi Şam’dan döndüğünde, Hatice beni çağırdı ve, “Seni önemli bir iş için seçtim’ dedi.  SAYFA ● 10 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    “Herkes ve her şeyden çok senin emrindeyim’ dediğimde, “O halde Muhammed’in yanına git ve Benden bahset’ dedi.       Muhammed bin Abdullah’ın yanına gittim ve, “Neden evlenmiyorsun?’ diye sordum. Muhammed gelirinin azlığından ve gereken servete sahip olmamasından yakındı. Dedim ki, “Eğer Sana güzel, zengin ve şerefli bir kadın önerirsem, ne dersin?’ “Kimden bahsediyorsun’ dedi. “Hatice’ dedim. Muhammed, “Hatice’den maksadın Tahire mi? Ne güzel bir eş! Git de ki çok yakında onu isteyeceğim’ dedi”       2▪Tarih-i Yâkubi’de Ammar bin Yâsir’in şöyle dediği rivayet edilir:       “Hatice bint-i Huveylid’in Resulüllah (s.a.v.) ile evlenmesinin nasıl gerçekleştiğini en iyi bilen kişi benim. Ben, Hz. Peygamberin samimi bir arkadaşı idim. Bir gün Safâ ile Merve arasında yürüyorduk. Birden Hatice ile kızkardeşi Hale ile karşılaştık. Hatice Resulüllah’ı görünce kızkardeşi Hale geldi ve şöyle dedi: “Ey Ammar, arkadaşın, Hatice ile evlenmek istemez mi?’ O’na dedim ki, “Allah’a yemin ediyorum ki bilmiyorum.’       Oradan döndüm ve bu konuşmayı Resulüllah (s.a.v.)’e aktardım. Bana, “Git O’nunla konuş ve Kendisini istemeye geleceğimiz günü belirle’ dedi.”       3▪“Meysere, Hz. Hatice’ye Hz. Muhammed’de gördüğü ilginç hadiseler ve müşahadelerini anlatınca da, o şerif, reşid ve olgun kadın artık aradığı ve yitirdiği şahsı bulmuş oldu. Bunun üzerine Hz. Hatice Hz. Muhammed (s.a.v.)’i ihzar edip, “Ya Muhammed, ben Seni şerif, emin, hoş ahlaklı ve doğru konuşan birisi bulduğum için Seninle evlenmek istiyorum’ dedi.” '10'       4▪Zuhri’den rivayet edilmiştir:  ▪ 10 - Bihar’ül-Envar, c. 16, s. 9 SAYFA ● 11 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    “Peygamber (sav.) Hatice’nin malları ile ticaret yapan ortağıyla birlikte Hatice’nin yanına gidip işler hakkında O’nunla konuştular. Hatice onları ağırladı; her birine hediyeler verdi. Hatice’nin yanından ayrıldıklarında kahin bir kadın Muhammed (s.a.v.)’e,’Hatice’yi istemeye mi gitmiştin’ dedi. Hz. Muhammed (s.a.v.), “'Hayır’ deyince, kadın, “Allah’a yemin olsun ki, Kureyş’in bütün kızları ve hatta Hatice, Seni eş olarak çok uygun ve lâyık görmektedirler’ dedi.”       Evlilik niyetinin açıklanmasının Hz. Hatice (a.s.) tarafindan geldiği konusunda tereddüt yoktur.       Hz. Peygamber, başlarında Ebu Tâlib olmak üzere amcalarından oluşan bir gupla beraber Hz. Hatice’nin evine geldi.       “Sözü önce Ebu Tâlib aldı ve dedi ki:       “Bizi İbrahim’in soyu ve İsmail’in zürriyeti kılan, bizi güvenilir Harem’e yerleştiren, bizi insanlara hakim kılan ve şu anda içinde bulunduğumuz bu beldemizde bize bereketler veren şu Kâbe’nin Rabbine hamd olsun. Şu benim yeğenim Muhammed, Kureyş’ten kiminle mukayese edilirse edilsin, mutlaka ağır basar. Kiminle karşılaştırılırsa karşılaştırılsın, kesinlikle O’ndan daha büyük olduğu ortaya çıkar. İnsanlar içerisinde O’nun bir dengi yoktur. Gerçi malı azdır. Ama mal mülk geçici bir nasip ve az sonra kaybolacak bir gölgedir. O Hatice’yi istiyor. Hatice’nin rızası ve isteği doğrultusunda onu Muhammed’le (s.a.v.) evlendirmek için sana geldik. İstediğiniz mihri ise peşin veya veresiye ben vereceğim. Şu Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, O’nun büyük bir nasibi, yaygın bir dini ve kusursuz bir görüşü vardır.’       Daha sonra sözü Hz. Hatice’nin amcası aldı ise de Hz. Hatice kendisi söz alarak Hz. Muhammed’le kendini evlendirdi.” '11'       “. .. Bu gelişmelerden sonra Muhammed (sav.) amcası ile bir ▪ 11 -  Bıhar’ül-Envar, 16/14  SAYFA ● 12 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE likte Hatice’yi (a.s.) istemeye gittiler. Hamza, Hatice’nin amcası Amr bin Esed’e şunları söyledi:       “Muhammed (s.a.v.) şeref, temiz ahlak, fazilet ve akıl açısından Kureyş’in bütün gençlerinden üstün ve yücedir. Eğer mal ve mülkü yoksa bir korku yok. Çünkü servet geçici bir gölge gibidir. Muhammed (s.a.v.) Hatice ile evlenmek istiyor ve Hatice de O’na eş olmaya isteklidir. ’       Amr ise, “O hiçbir şekilde reddedilmeyecek bir gençtir’ diyerek kabul ettiğini açıkladı"      “Ey Muhammed, kendimi Sana nikah ettim, mihrimi de kendi malımdan karar kıldım. Amcana söyle ki düğün ziyafeti için bir deve bağlasın.” '13'       Evlilik merasimine aracı olması için Hz. Hatice’nin Varaka’yı araya koyduğu rivayet edilmektedir. Varaka, “Hz. Muhammed’i evliliğe razı ettim’ diye müjde verdiğinde Hz. Hatice’nin bu büyük hizmetin kadri olarak beş yüz eşrefi (altın) değerinde bir hal’et (hediye) verdiği yazılmaktadır.” '14'       Varaka, müjdeli haberle Hz. Hatice’nin yanına geldiğinde, ’Evet, ey Hatice! Tebrik ederim. Sen, senin adına karar verme yetkisini bana vermiştin ve ben senin vekilinim. Yarın, inşallah seni Muhammed’le evlendireceğirn.” '15'    ▪12 - İslam tarihçisi Zuhri’nin eserinden  ▪13 - Tezkiretü’l-Havas, s. 302 /▪14 - Bihar’ül-Envar, c. 16, s. 65 /▪15 -  Bihar’ül-Envar, 16/65  SAYFA ● 13 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    NİKAH AKDİNİ EBU TÂLİB GERÇEKLEŞTİRDİ       Hz. Muhammed (s.a.v.), Ebu Tâlib ile beraber kalkmak istediğinde Hz. Hatice, “Evine gelebilirsin. Benim evim Senin evindir ve Ben de Senin cariyenim” dedi. '16'       Hz. Peygamber bundan sonra Hz. Hatice’nin evine taşınmıştır. Bu ev, İslam’ın temellerinin atıldığı ilk İslam merkezi olacaktır.       İlk tevhid evi olan bu yuvada Hz. Hatice Hz. Peygamberin hem eşi, hem dava arkadaşı olmuştur. Kadınlardan, O’nun davetini kabul eden ilk kişidir.       Kendisine servet denilecek miktarda mehirle evlilik teklif edenleri reddeden Hz. Hatice, Hz. Muhammed (sav.) için tüm malını seferber etmiştir.       Son derece anlayışlı olmasının yanı sıra, Resulüllah (s.a.v)’in yüklendiği vazife için âdeta özel olarak seçilmiş bir yardımcı idi.       O’na herkesten önce iman etmiş ve ilk anda Hz. Peygamberin (s.a.v.) bile ürktüğü vahiy anında O’nu sakinleştirmişti.  ▪16 - Bihar’ül-Envar, 16/4  SAYFA ● 14 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE      Hişam söyle rivayet etmektedir: “Resulüllah (s.a.v.) Hatice’yi çok seviyordu. O’na ihtiram gösteriyordu ve iŞlerde O’nunla istişa. re ediyordu. O olgun ve aydın fikirli bir kadın, Resulüllah için iyi bir vezir ve müşavirdi. Resulullah’a, kadınlardan ilk iman eden de       O’ydu. Muhammed (s.a.v.) Hatice hayatta olduğu muddetçe başka kadınla evlenmedi.”  ▪17 - Tezkiretü’l-Havas, s.302  SAYFA ● 15 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    HZ.FÂTIMA'NIN KARDEŞLERİ    Peygamberimizin (s.a.v.) Hz. Hatice (a.s.) ile olan evliliğinden altı evladı olmuştur. Ikisi erkek, dördü kız olan evlatları, Kâsım ki Resulüllah (s. a. v.) Ebu’l Kasım diye anılırdı Abdullah, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve en küçükleri Fâtımâ (a.s.)’ dır.       Resulüllah 30 yaşında iken Hz. Zeyneb, 33 yaşında iken Hz. Rukiyye, daha sonra Ümmü Gülsüm, daha sonra da Fâtımâ-i Zehra dünyaya gelmiştir. '18'       Resulüllah (s.a.v.)’in evlatlarından sadece Hz. Fâtımâ (a.s.), Kendisinden sonra yaşamıştır.       Diğerleri, Babaları hayatta iken ahirete göçmüşlerdir.  ▪ 18 - Siret-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 206  SAYFA ● 15 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    HZ. HATİCE’NİN FAZİLETLERİ       1▪ Resülüllah, “İslam, Ali’nin kılıcı ve Hatice’nin malı üzerinde yükseldi” buyurmuştur.       Hz. Hatice, Cenab-ı Hakk’ın selamına mazhar olacak bir samimiyetle dinine bağlı idi. Cebrail aracılığı ile Kendisine,“Yanına gelen Hatice’dir. Rabbinin selamını O’na söyle. O’nu, cennette, gürültüsü olmayan ve bitkinliğin yaşanmayacağı kamıştan bir evle müjdele” ifadeleri ile cennet müjdelenmiştir.'19'       2▪Afif el-Kindi’den rivayetle, dedi ki:       “Ticaretle uğraşan biriydim. Mekke’ye hac için gittim. Tacir olan Abbas bin Abdülmuttalib’in yanına gittim. Onun yanındayken saklı bir yerden genç bir adam çıktı, güneşe doğru baktı ve namaz kılmaya başladı. Biraz sonra genç adamın çıktığı yerden bir kadın çıkıp o da namaza durdu. Daha sonra buluğ yaşında bir çocuk aynı yerden dışarı çıkıp namaza durdu.  ▪ 19 - Tezkiretü’l-Havas, s. 303  SAYFA ● 18 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    Ben Abbas’a dedim ki: “Ey Abbas, bu genç adam kimdir?’       Abbas dedi ki: “Bu genç adam Muhammed bin Abdullah bin Abdulmuttalib, kardeşimin oğludur.’       Dedim ki: “Bu kadın kimdir?"       Abbas dedi ki: “Bu kadın, bu genç adamın hanımı Hatice bint-i Huveylid’dir.’       Ben dedim ki: “Bu çocuk kimdir?’       Abbas dedi ki: “Bu, genç adamın amcasının oğlu Ali bin Ebi Tâlib’dir.’ Dedim ki: “Ne yapıyorlar?’       Abbas, “Namaz kılıyorlar. Genç adam da kendisinin peygamber olduğunu iddia ediyor. Genç adamın bu emrine ancak hanımı ve amcasının oğlu tâbi olmuşlar’ dedi.” '20'       3▪Hakim bin Uyeyne’den:       “İlk olarak tasdik eden Hatice’dir. Kıbleye doğru ilk namaz kılan ise Ali’dir.” '21'       4▪Rafi’den:       “Resulüllah (s.a.v.) ilk namazını pazartesi günü kıldı. Hatice pazartesi gününün sonuna doğru namaz kıldı. Ali (a.s.) ise, ilk namazını ertesi gün, salı kıldı.” '22'       5▪İbn-i İshak şunları kaydediyor:       “Resulüllah (s.a.v.) her ne zaman kafirlerin inkar ve hakaret edici sözlerinden üzüntü duyarsa, -yaşadığı sürece O’nun kırılmış kalbini teselli eden, ıstırablarını dindiren, davet ve nübüvvet yolunda Kendisini tasdik ve teyid eden, halkı ve yapmakta olduklarını Muhammed (s.a.v.)’in küçük önemsiz görmesini sağlayan sadece ve sadece Hatice’dîr.”  ▪ 20 - Taberî, Zehairü’l-Ukba, s. 59; Heysemi, Mecma’uz-Zevaid, s. 103 /▪21 - Taberî, a.g.e. 22 Taberî, a.g.e.  SAYFA ● 19 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE   PEYGAMBERİMİZ İÇİN HZ.HATİCE      Arap toplumunun o dönemki koşulları dikkate alındığında, bir kadının ticaretle uğraşması, topluma kendini kabul ettirmesi ve başarıya ulaşması ender rastlanılan bir hal idi. Ancak Hz. Hatice bunu başaracak özgüvene, akla ve olgunluğa sahip idi.       Kâbe’nin putlarla dolu olduğu bir dönemde o ve ailesi Hz. İbrahim’in dini üzere yaşamıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.)’le evlenmek istemesi, maddi bir gereksinimden değil, tamamen içindeki manevi arayıştan kaynaklanmakta idi.       İslam’ı ilk kabul eden insan olma şerefine eren Hz. Hatice, Resulüllah (s.a.v.)’in en zor günlerinde O’nun sığınağı olmuştur. Son derece akıllı, güçlü bir kadındı. Müthiş bir teslimiyetle Hz. Pey-gambere (s.a.v.) bağlı idi.       Öyle ki sadece manevi destek değil, Resulüllah’a (s.a.v.) olan inancı ve güveni sebebiyledir ki, tüm servetini İslam’ın yayılması, Hz. Peygamberin (s.a.v.) korunması için hiç düşünmeden seferber etmiştir.  SAYFA ● 20 ● HZ.FÂTIMA'NIN ANNESİ HZ.HATİCE    Hz. Enes şöyle dedi: “Bazen Peygambere hediye takdim ettiklerinde şöyle buyururdu: Falan kadının evine götürün, çünkü o Hatice’nin dostu idi.” '23'       Ölümünden sonra dahi Habibullah (s.a.v.) O’ndan övgü ile bah      “Ümmetimin kadınlannın en hayırlısı Hatice bint-i Huveylid’dir.” '24'       Hz. Aişe’den rivayet edildiğine göre:       “Hz. Resulüllah (s.a.v.)’in yanında Hz. Hatice anıldığı zaman, O’nu övmekten ve O’nun için bağışlama dilemekten üşenmezdi. Bir gün yine O’nu andı. Bu, kıskançlık duygularımın kabarmasına neden oldu. Dedim ki, “Bir koca karı değil miydi? Allah Sana ondan daha iyisini vermedi mi?’ Peygamber (s.a.v.) bu Sözümden dolayı o kadar öfkelendi ki, saçlarının ön tarafları titriyordu. Dedi ki; “Allah’a yem


Dua ve Zikir


HAFTAYA ÖZEL NAMAZAR İÇİN LİNKLERİ SEÇİP ÜZERİNİ TIKLAYINIZ
 
 
 
 
 
 
 
 
 


   Hz. FÂTIMA KİMDİR?

İslam peygamberi Hz. Muhammed’in ailesinden, en küçük kızı olan Hz. Fâtıma, Ehl-i Beyt’in annesi, ümmetin göz bebeğidir. Yaşarken de vefat ettikten sonra da müminlerin gönüllerinde tahat kurdu.

Ümmü Ebiha /babasının annesi ve binti ebiha /babasının kızı lakapları ile tanınan Hz. Fâtıma, Allah Resûlü (a.s.m) çok sever, onuntarafından çok sevilirdi.

Babasına olan yoğun sevgisi, onu hal, hareket ve yaşantısı ile babasına benzetmiş, yalnızca bedenen değil, ahleken de onun aynası olmuştur. “Fâtıma benden bir parçadır.” buyuran Efendimiz, onu ne kadar çok sevdiğini bildirmiştir.

Ümmü Ebiha /babasının annesi ve binti ebiha /babasının kızı lakapları ile tanınan Hz. Fâtıma, Allah Resûlü (a.s.m) çok sever, onuntarafından çok sevilirdi.

Efendimiz ona çok değer verir, “Fâtıma kıyamet günü cennetteki kadınların hanımefendisi olacaktır.” buyururdu.

“Sözleri ve konuşması Fâtıma’dan daha fazla Allah Resûlü’ne (a.s.m) benzeyen birini daha görmedim. Fâtıma yanına gelince, Allah Resulü (a.s.m.) ayağı kalkar, onu öper ve “Hoş geldin kızım!” diyerek karşılardı. Babası onun yanına vardığında, Fâtıma da babasını aynı şekilde karşılardı.”

Vahyin geldiği evde, davet mücadelesinin merkezinde Efendimiz ve Hz. Hatice gibi insanlığın en faziletli baba ve annesinin terbiyesi altında mükemmel bir hanım olarak yetişti.

Annesi vefat edince Efendimizi adım adım izleyerek, annesi gibi koruyup kollamaya çalıştı. Müşriklerin zulmüne karşı canını feda edercesine kalkan oldu. Adeta ona uzanan elleri kırdı.


  Hz Fatımanın Cesareti

Ukbe b. Ebî Muayt Kabe’de Rabbine yönelmiş huzuru kalp ile namaz kılan Efendimiz secdede iken başına deve işkembesi koyduğu sırada orada bulunan sahabilerden hiç biri zalimlere müdahale etmeye cesaret edememişti. Biri Efendimizin evine koşarak durumu Hz. Fâtıma’ya bildirdi. O sırada en fazla on beş yaşında bir kız olan Hz. Fâtıma endişeyle evden ayrıldı. Koşarak Kabe’ye gitti. Babasının bulunduğu yere yaklaştığında gördüğü manzara karşısında dehşete düştü. Rabbine secde eden babasının başının üzerinde büyük bird eve işkembesi duruyordu. Koşarak yanına gitti. Gözyaşları içinde deve işkembesini babasının üzerinden kaldırıp yere attı. Efendimizin üzerini temizledi. Allah Resûlü (a.s.m.) hala secdede Rabbine en yakın olduğu anı dolu dolu yaşıyor, huzurunu bozmadan ibadetine devam ediyordu.

Yapılan zulmü içine sindiremeyen Hz. Fâtıma, gözyaşlarını sildi. Babası namaza devam ederken yapılanların hesabını sormak için büyük bir cesaretle müşriklerin karşısına dikildi. Onları en ağır kelimelerle ayıplayarak, yaptıkları bu kötülükten dolayı kendilerini kınadı. Neye uğradıklarını şaşıran müşrikler, beklemedikleri tepki karşısında adeta donup kaldılar. Sanki Allah ağızlarını ve dillerini bağlamıştı. Böyle bir tepki ile karşılaşacaklarını akıllarının ucundan bile geçirmeyen zalimler, başlarını yere eğdiler, ses çıkarmadan annemizi dinlediler. Hiçbiri, tek bir kelime dahi söyleyemedi. Bu sırada Efendimiz namazını bitirmişti. Yanına vardı. Birlikte eve gittiler.


   Hz. Fatıma Kaç Yaşında Evlendi

   Yirmi yaşına gelince Hz. Ali ile örnek bir evlilik yaptı. Evlendikleri zaman Hz Ali ise 25 yaşında idi. Evliliğin ilk günlerinde Efendimizin tavsiyesine uyan Hz. Ali, sevgili eşi Hz. Fâtıma iş bölümü yaptı. Buna göre; evin dış işlerini Hz. Ali, iç işlerini de Hz. Fâtıma yapacaktı. Hz. Fâtıma ihtiyaç duyduğunda kayınvalidesinden yardım isteyecekti. Hz. Ali bunun için annesi Fâtıma binti Esed ile konuştu. Durumu anlattı:

   – Ben Allah Resûlü’nün (a.s.m.) kızına, dışarıdaki işlerinde ve su taşımada yardımcı olacağım. Sen de evin içindeki işlerde, hamur yoğurma, ekmek pişirme ve öğütmede yardımcı olur musun, diye rica etti. Annesi kabul edince el birliği ile işlerin üstesinden geldiler.



   Fatıma Benden Bir Parçadır

   Son derece akıllı, ileriyi gören, basiret sahibi, kalbi hikmet pırıltıları ile dolu bir hanımdı. Bir gün Allah Resûlü (a.s.m.) Hz. Ali’ye:

   – Kadınlar için en hayırlı olan şey nedir, diye sordu. Hz. Ali, soruya hemen o anda cevap veremedi. Ne diyeceğini bilemeyince sustu. Allah Resulü’nün (a.s.m.) yanından ayrıldıktan sonra eve gitti. Hz. Fâtıma ile sohbet ederken Efendimiz ile aralarında geçen konuşmayı anlattı. Sorunun cevabının ne olabileceğini sordu. Hz. Fatıma:

   – Kadınlar için en hayırlı şey, erkeklerle arasına mesafe koymak, erkekler için en hayırlı olanda onlara bakmamaktır, deseydin ya! dedi. Eşinin verdiği cevabı beğenen Hz. Ali sevinçle yerinden fırladı. Evden çıkıp doğruca Allah Resûlü’nün (a.s.m.) yanına gitti. Sorunun cevabını söyledi. Cevaptan hoşlanan Allah Resûlü (a.s.m.):

   – Bunu sana kim öğretti, diye sordu. Hz. Ali:

   – Fâtıma, dedi. Kızını bir kez daha takdir eden Allah Resûlü (a.s.m.):

 

   – Fatıma benden bir parçadır, buyurdu.”7


-